Hunter Davies, Beatles’ın hikâyesini yazmayı kafasına koymuştu. Grup üyelerini ve menajerleri Brian Epstein’ı da bunun yapılması gerektiğine inandırdıktan sonra, 1967-1968 yıllarında Beatles’la on sekiz ay geçirdi. Bu süre boyunca John, Paul, George ve Ringo’nun hayatlarını yakından izlemekle kalmadı, aileleriyle, arkadaşlarıyla, beraber çalıştıkları kişilerle konuştu; gördüklerini ve dinlediklerini birleştirerek benzersiz bir portre çizdi. 1985’te ve 2009’da eklenen bölümlerle birlikte grup dağıldıktan sonra yaşananları ve grup üyelerinin solo kariyerlerini de kapsayan bu biyografi, kendisinden sonra yazılan bütün biyografilere ilham verdi.


“Bu kitap, grup üyelerinin ve o zamanlar çevrelerinde bulunanların anlattıklarıyla Beatles’ı en tepedeyken resmetmeyi, oraya nasıl çıktıklarını göstermeyi amaçlamıştı, amaçlıyor. Birlikte yarattıkları şey eşsizdi. Esrarengiz bir simyayla, farklı yetenekleri ve kişilikleri öyle birbirine karıştı, üst üste bindi, kendilerini aştı ki, sonuçta ortaya çıkan bütün, parçaların toplamından daha iyi, daha güçlü ve daha orijinal oldu. Bugün onları hâlâ o kısa zamanda Beatles olarak ürettikleriyle hatırlıyorum; bundan dolayı mutlu ve müteşekkirim.

Beatles çoktan öldü gitti. Ömürleri uzun olsun.”

Hunter Davies